|
İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ VE LOJİSTİK |
Günümüzde insan Kaynakları yönetimi, kurumlarda değeri rakamsal olarak ölçülemeyen fakat iyi yönetildiğinde logaritmi k olarak artan bir değer olarak karşımıza çıkmaktadır.
İnsan Kaynakları Yönetimi deyince, önce kurumun hedef ve misyonundan başlayarak bunlara ulaşmak için kurulması planlanan organizasyon yapısından başlamak gerekiyor. Kurumun hangi sektörde hizmet göstereceği, bölüm ve departman yapısının nasıl olacağı, oluşturulacak her bir bölüm ve departmanda ne tür görevler olacağı, görev tanımları, yetkiler, sorumluluklar ve aranacak yetkinliklerin neler olacağı tek tek belirlenmelidir. Kısacası kurumumuzun iskeletini oluşturmamız gerekiyor. Oluşturulan bu yapıya zaman faktörünü de ekleyerek hangi zaman diliminde kurumumuzu nasıl büyüteceğimizi planlamamız gerekiyor. İnsan Kaynakları Yönetimini özet olarak; hedef ve misyona göre oluşturulan organizasyon yapısının, çalışanların işe alımından başlayarak işten ayrılmasına kadar kurum içindeki yönetim sürecine vereceğimiz isimdir. Bu süreci işe alım, eleman seçme ve yerleştirme, personel özlük ve sicil işlemleri, iş kanunu uygulamaları, çalışanların devam takipleri, bordrolama, eğitim planlama ve takibi, performans ve kariyer planlama, bütçeleme gibi başlıklarda inceleyebiliriz. Uluslararası şirketlerde insan Kaynakları Yönetimi son derece önemli olup yönetim kurullarında insan Kaynakları departmanı temsilcileri yer al maktadır. Ülkemizde ise bu yapıyı sadece kurumsal şirketlerde görebilmekteyiz.
Yukarıda bahsetmiş olduğumuz organizasyon yapısında istihdam konusu başlangıçta dikkat edilmesi gereken ilk adımdır. Doğru yere doğru insanı yerleştirmek temel unsurlardan biridir. Bir kişiyi işe yerleştirirken çalışacağı görevde yer alması gereken özelliklerle ne kadar örtüştüğünü, bu görev için eksik ve fazla yönlerini mutlaka ölçmeliyiz. Kişiyi işe başlattığımız zaman o kişinin kurumumuz için artı ve eksi yönlerini bilerek çalıştırmaya başlamalıyız. Daha sonra çalışanlarımızla takım oluşturmayı, kurumumuza maksimum katma değer yaratmayı, çalışanlarımız ile daha uzun süreli işveren/çalışan ilişkileri ve birliktelikleri için neler yapılması gerektiğini planlayıp uygulamaya koymalıyız. Bunları yaptığımız zaman kurum olarak farkı yaratmış oluruz. Her açıdan farklılığımızı yaratıp ortaya koyduğumuzda rakiplerimizden farklı bir konuma geliriz. Türk toplumu olarak eş, dost ve yakın olduğumuz kişiler ile çalışmayı daha çok tercih eden insanlarız. Kurumsal bir yapı düşünüyor isek bu yaklaşımdan kesinlikle uzaklaşmalıyız. Seçme ve yerleştirme işleminde objektif davranıp doğru kişileri istihdam etmeliyiz.
Çalışanların Performansları Ölçülmelidir
Lojistik sektöründe de diğer sektörlerde olduğu gibi çalışanlarımızı, mavi yakalı ve beyaz yakalı olarak iki ayrı grupta değerlendiriyoruz. Bu iki grup çalışanlarının yönetimi için farklı insan kaynakları yönetimi politikaları geliştirilerek uygulanmalıdır. Beyaz yakalı çalışanların temel çalışma prensipleri bütün sektörlerde benzerlik gösterdiği için, daha çok mavi yakalı çalışan personel üzerinde durmak istiyorum. Bu grupta çalışanları farklı görevlerde görüyoruz. Örneğin şoförlük görevini yapan bir kişiyi ele alalım; insan kaynakları yönetimi açısından ilk önce kurumumuzda şoför görevinde çalışacak kişide olması gerekenleri belirlememiz gerekiyor. Bunları kısaca belirtecek olursak; Görev tanımı diğer bir deyişle yapması gerekenler, yetkileri, sorumlulukları, yetkinlikleri, becerileri, bilmesi gereken bilgiler ve yetenekler diye sıralayabiliriz. Daha sonra ücretlendirme açısından farkı sağlayacak, şirketteki kıdemi, meslekteki kıdemi, yetkinliklere göre puanları, gerektiğinde yabancı dil bilgisi, tahsil gibi kriterleri belirlemeliyiz.
Belli dönemlerde minimum 3 ay, maksimum bir yılı geçmeyecek bir süreçte performans ölçüm kriterlerini belirleyip çalışanlarımızın performanslarını ölçmeli ve sonuçta aldıkları puana göre ücretlerini arttırmalı, eğitimler vermeli ve kariyer planlarını yapmalıyız. Bunları yaparken kurum olarak şeffaf, samimi ve dürüst davranmalıyız. Çıktıları birleştirerek kurumumuzun durumunu görmek için analizler yapmalıyız. Bunları yaparken genel kabul görmüş metotları kullanabiliriz. Örneğin performans sonuçlarının şirket içinde veya bölümler arasında doğru dağılıp dağılmadığını görmek için çan eğrileri çıkarabilir ve benzer raporlarla analizler yapabiliriz. Ölçemediğiniz hiç bir şey hakkında yorum yapamayacağımızı da unutmamalıyız.
Kaynak: Ambar Dergisi
|
www.ikyworld.com webmaster gavurgeci |