İnsan
Kaynakları Yönetimi
İnsan
kaynağını iyi yöneten işini de iyi yönetir. Türkiye’nin en başarılı iş
adamı Vehbi Koç da “ İşin en güç yönü, insanı yönetebilmektir” derdi. Bu
nedenle, insan kaynakları yönetimi bu konuda uzmanlaşmış bir departmanın
değil, en üst düzeyden başlamak üzere tüm yöneticilerin en önemli
görevidir.
İnsanı
iyi yönetebilmek için öncelikle stratejiyle uyumlu bir organizasyon yapısı
kurulmalıdır. İyi yöneticilerin önemli bir özelliği de strateji ve şartlar
değiştikçe, yeni şartlara uyumlu yapılanmaları gerçekleştirebilmesidir.
Örneğin, bir tasarım ofisinin organizasyonu ile tekstil üretim tesisinin
organizasyonu farklılıklar gerektirir. Bu nedenle, marka geliştirmek üzere
tasarıma ağırlık vermek isteyen bir şirket bu özelliklere de dikkat
etmeli.
Organizasyon ancak onu oluşturan insanların kalitesiyle çalışır. Bu
nedenle, önemli görevlerden birisi de nitelikli insanları kuruma
çekebilmektir. Bu nedenle, insan kaynakları yönetimi sadece kurum içinin
değil, aynı zamanda kurumun dışındaki kaynakları değerlendirme ve kurma
çekebilme becerisini canlı tutmalı. İnsanların yetkinlikleriyle uyumlu
pozisyonlarda değerlendirilmesi de onların başarı şanslarını ve gelişme
motivasyonlarını etkiler.
İnsan
kaynakları yönetimin önemli adımlarından birisi de ücret ve yan haklar
sistemlerinin oluşturulması, adil olarak uygulanması, piyasa şartlarının
ve kurumun önceliklerinin değişimleriyle uyumlu olarak güncellenmesidir.
Bu konuda tutarlılığı koruyabilmek için iyi çalışan insan kaynakları
yönetim sistemlerine ihtiyaç var. Bu konuda farklı kurumlarda deneyimi
olanlardan faydalanılması sistemin iyi kurulmasına yardımcı olur.
İnsan kaynakları sistemleri birbiriyle uyumlu çalışması gereken dişlilere
benzer. Bu ilişkinin temelinde ise yetkinlikler yer alır. Bu nedenle, hem
mevcut, hem de potansiyel çalışanların yetkinliklerinin tespit edilmesi,
ölçülmesi ve geliştirilmesi önemli bir insan kaynakları yönetim
fonksiyonudur.
Çalışanların performanslarının yönetimi ve geliştirilmesi insan kaynakları
sistemlerinin ana amacıdır. Bu nedenle performans ölçümleri, performansı
geliştirecek teşvik ve motivasyon sistemlerinin kurulması, eğitim ve
kariyer planlamaları da üzerinde özenle durulması gereken konulardır.
Birçok diğer konuda olduğu gibi, bu konuda sadece sistemlerle değil, aynı
zamanda yönetim anlayışıyla hayat bulur.
Performans hedeflerinin gerçekçi olarak belirlenmesi, şirket amaçlarının
açıkça ve düzenli olarak çalışanlarla paylaşılması, ödüllerin çalışanların
özelliklerine uyumlu olması, başarılı örneklerin geniş şekilde kutlanarak
iyi örnek olarak kurum içinde yaygınlaştırılması ve çalışanların
gelişmelerine fırsat tanınması bu anlayışın temel noktalarını oluşturur.
İnsan
kaynakları yönetiminin önemli bir görevi de kurum içindeki bilgi ve
deneyimin kurumsallaştırılmasını desteklemektir. Örneğin, deneyimli
yöneticilerin yüksek potansiyelli gençlere koçluk yapmaları, eğitim
vermeleri ve performans değerlendirmelerinin farklı seviyelerden ve
bölümlerden gelen yöneticilerin oluşturduğu takımlarca yapılması
kurumsallaşmayı destekler.
İnsan
kaynaklarını iyi yönetebilmek için işin bütünü, stratejileri ve karlılığı
getiren faktörler hakkında bilgi sahibi olmak, insanları iyi tanımak,
onları yönlendirme ve motive edebilmek için iletişim becerilerine sahip
olmak, sağduyulu ve adil olmak gibi özellikler önem taşıyor.
Özellikle, şirketlerin değer yaratmasında önemli rolü olan bilgi çağı
çalışanlarının yönetimi derin bir bilgi gerektiriyor. Rekabet şartlarını
zorlaştığı, çalışanların hareket kabiliyetinin ve gelişme motivasyonunun
yüksek olduğu bir ortamda insan kaynaklarını ve onların farklılıklarını
iyi yönetebilmek başarının ön şartıdır.
İnsan
Kaynakları Yönetimi
Dr.
Yılmaz ARGÜDEN
Kaynak:
www.arge.com